Baydemir'in Kürtçe İsyanı
BDP'li
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, iki çocuğuyla Kürtçe konuşmasına rağmen kendisine
Türkçe cevap verildiğini belirterek, "İki çocuğum kreşe başladıktan sonra
benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum, onlar Türkçe yanıt
veriyor. Onlar Türkçe soruyor, ben Kürtçe yanıtlıyorum. Bu bir zulümdür.
Çocuklarım yarın okulda ?Türk'üm, doğruyum, çalışkanım' diyecekler. 20 yılımı
bu davaya vereceğim, ama çocuğuma kendi dilimi veremiyorum, bu zulümdür"
dedi.
BDP'li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kentte yerel
yayın yapan Gün TV'nin canlı yayınına katılarak, önemli açıklamalarda bulundu.
GAP Belediyeler Birliği'nin hazırladığı ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na
sundukları taslakla ilgili konuşan Baydemir, "Kürt sorunu, demokrasi
sorunu dediğimiz sorunların özü, Anayasa sorunudur. Anayasa değiştirilmeden,
aydınlık bir gelecek inşa edilemez. Türkiye'nin doğu yakasında bulunan aktörler
olarak ne kadar hizmet etme arzusu ile donanmış olursak olalım, ne kadar
ekonomik şartlarımız olursa olsun, bu kardeş kavgası ve çatışma ortamının
kendisi nihayete ermediği müddetçe teknik hizmetler çok başarılamayacaktır. Bir
yerden yarayı sarıyorsunuz, ertesi gün başka büyük bir yara ile karşı karşıya
kalıyorsunuz. Kürt sorununu çözmek istiyorsak hem de ekonomik ve sosyal
kalkınmayı başarmak istiyorsak, yeni bir toplumsal sözleşme önümüzde hedef
olarak konulmalıdır" dedi.
"MİT YASASI 3 GÜNDE
ÇIKARILDI, MİLLETVEKİLLERİ 1 YILDIR TUTUKLU"
MİT yasasının üç günde çıkarıldığını, ancak milletvekillerinin 1 yıldan bu yana
tutuklu olduğunu kaydeden Baydemir, "MİT Yasası 3 günde meclise getirildi
ve sayın Cumhurbaşkanı da jet hızıyla onayladı. Sayın milletvekilimiz bir yılı
aştı halen cezaevinde. İstenirse 3 günde yasa çıkarılıyor. Dolayısıyla ?olmaz'
diye bir şey yoktur. Çözümü istemek ya da istememek durumu vardır" dedi.
Yeni anayasada "Türkiye halkları" ibaresinin yer alması gerektiğini
belirten Baydemir, "Çünkü Türkiye'de tek bir halk, tek bir dil ve tek bir
kültür yoktur. Türkiye halkları ibaresi kullanmamız lazımdır" diye
konuştu.
"STATÜ VERİLMEDEN SORUN
ÇÖZÜLMEYECEKTİR"
Kürtlere statü verilmeden Kürt sorununun çözülemeyeceğini savunan Baydemir,
"Yeni anayasada Kürtler'in statüsü ne olacaktır? Bu ciddi bir handikap
olarak önümüzde duruyor. Yeni anayasada 2 temel idari şekil alınabilir.
Birincisi Ankara ayağıdır. Merkezi kamu idaresi şüphesiz olacaktır.
Cumhurbaşkanı, Ankara'daki genel meclis, hükümet Bakanlar Kurulu olmaya devam
edecektir. İdari mekanizmaların tamamı varlığını korumaya devam edecektir.
Bununla birlikte bölge kamu idaresi dediğimiz yeni bir merkezi yapıya ihtiyaç
vardır. Bazı yetkilerin bölgeye bırakılmasını istiyoruz. Bölgesel yönetim modeli
ile bu fırsat elde edilebilir. Bölgesel kamu yönetiminde bir bölge meclisi
olacak. Meclis, bölge nüfusu tarafından 4 yılda 1 seçim ile seçilecek. Bölge
başkanlığı seçimi yapılacaktır. Bölge yürütmesi ya da bölge hükümeti de
oluşacaktır. Merkez kamu idaresinin şu andaki ödevlerini ve görevlerini bölge
meclisinin belirlediği bölge meclisi ya da yürütmesi tarafından
yürütülecektir."
"TÜRKÇE RESMİ DİL OLMAYA
DEVAM EDECEK"
Türkiye'nin 7 bölgeye ayrılmasını isteyen Baydemir, "Türkçe, ülkenin resmi
dili olmaya devam edecektir. Örneğin Kürdistan Eyalet Parlamentosu Türkçe
dışında bölgede çok kullanılan Kürtçe,
Arapça, Süryanice'yi de resmi dil olarak belirlemelidir. Bölge meclisi ile
merkezi meclis arasındaki bağı anayasa sağlayacaktır. Bölge meclisi anayasaya
aykırı bir şey yaparsa bu anayasa mahkemesinde görülecektir. Bölge meclisi ülke
meclisine kanun teklifinde bulunabilecektir" diye konuştu.
"ANADİLDE EĞİTİM
PAZARLIK KONUSU YAPILMAMALI"
Anadilde eğitimin pazarlık konusu yapılmayacak kadar önemli olduğunu belirten
Baydemir, "Anadil konusu masalarda pazarlık konusu yapılması ahlaki
değildir. Seçmeli mi ders olsun deniliyor. Sen kim oluyorsun bu senin haddine
mi benim dilimin nasıl kullanacağımı sen mi karar vereceksin? Bu çok ayıptır.
Mevcut iktidar, 80 yıllık Kemalist iktidar milletin anasını belledi. 20 yıl
sonra gelecek iktidar da, bu iktidar bu perspektifini sürdürürse onlar için de
aynı şeyi söyleyecektir. 70-80 yıl yaşanmışlara rağmen bu halk seninle birlikte
yaşamak istiyorsa öpüp başına koyman lazımdı" dedi.
"KÜRTÇE SORUYORUM,
TÜRKÇE CEVAP VERİYORLAR"
Yaklaşık 20 yılını bu davaya verdiğini, ancak bugün çocuklarının kendisiyle
Kürtçe konuşamadığını söyleyen Baydemir, "Miryan Zar ve Diyana adındaki
çocuklarım kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben
Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor. Onlar Türkçe soruyor, ben Kürtçe
yanıtlıyorum. Bu bir zulümdür. Yarın okula başlayıp, ?Türk'üm, doğruyum,
çalışkanım' diyecekler. 20 yılımı bu davaya vereceğim, çocuğuma kendi dilimi
veremiyorum, bu zulümdür. Polis ve savcıların bunu bilip empati kurması
lazımdır. Biz Türk değiliz, biz Kürdüz kendi dilimiz ve kimliğimiz ile bu
ülkenin parçası olarak yaşamak istiyoruz. İsterseniz KCK ve bölücü olarak
cezaevine koyun. Bundan sonra ha cezaevinde yaşamışım, ha ölmüşüm fark
etmez" ifadelerini kullandı.(HT)
Acar'ın evinin bahçesine atılan ses bombası nedeniyle arabası ve evi zarar gördü.
Bülent Arınç, Yargıtay'ın (Sayın Öcalan) ve (gerilla) sözlerine verilen cezayı bozmasına ilişkin konuştu.
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, 'Havacılık alanında Türkiye'nin sivil uçaklar için de çalışmaları var' dedi.
Sinan Aygün, evinin bulunduğu alanda, acemi pilotların helikopterle eğitim uçuşları yapmasından şikayetçi.
''İyi bir pazarlık sonucunda, memurları memnun edecek bir zam oranını yakında duyarız diye düşünüyorum''
TBMM eski Genel Sekreter Yardımcısı Sadık Yamaç, Havelsan Genel Müdürü oluyor.
Vergi denetimlerinde 128,1 milyon lira usulsüzlük cezası kesildi.
Ankara'da bir taksi şoförü tabancayla vurularak öldürüldü.
İçişleri Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı 16 yeni büyükşehir belediyesine ek olarak 13 ilin daha bu kapsama alınmasına ilişkin...