Dünya Bankası Gerçekçi Değil
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz,
Dünya Bankası'nın Türkiye'nin 2012 yılında
yüzde 2,9 büyüyeceğini öngören ve Türkiye'yi gelişmekte olan
ülkeler arasında en kırılgan ülke
ilan eden raporu ile ilgili, ''Çok kırılgan gördükleri bir ülkede böyle bir
büyümeyi öngörmemeleri gerekir. Sonuçta resmin bütününe bakmamız lazım'' dedi.
Yılmaz, katıldığı bir televizyon programında, Dünya Bankası'nın Türkiye'yi gelişmekte olan
ülkeler arasında en kırılgan ülke
ilan ettiğinin ve bankanın raporunda cari açığın doğrudan yatırımların altı
katına çıktığının ifade edildiğinin hatırlatılması üzerine, cari açık konusunda
son dönemlerde kısa, orta ve uzun vadeli ciddi tedbirler aldıklarını söyledi.
OVP'nin ana eksenlerinden bir tanesinin cari açığın kademeli bir şekilde
düşürülmesi olduğunu belirten Yılmaz, ''Gerek kurdaki nispi yükseliş, gerek
ekonomimizin 2012'de büyüme hızı açısından bir miktar yavaşlayacak olması...
Diğer birçok faktörü dikkate aldığınızda cari açıkta gerçekten en kötü geride
kaldı'' dedi.
Cari açık konusunda bundan sonra kademeli bir şekilde iniş görüleceğini
kaydeden Yılmaz, 2011'in son aylarında söz konusu inişin görülmeye başlandığını
ifade etti.
Dünya Bankası'nın raporunu
ayrıntılı olarak görmediğini belirten Yılmaz, asıl önemli olanın makroekonomik
çerçeve olduğunu, sadece bir unsurun ön plana çıkarılmasının genel resmin
gözden kaçırılmasına neden olacağını ifade etti.
Türkiye'de siyasi
istikrarın çok güçlü, bütçe dengelerinin son derece iyi ve bankacılık
sisteminin güçlü olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ''Türkiye gerçekten güven
veren bir ülke'' diye konuştu.
Dünya Bankası raporunda Türkiye için yüzde 3'e
yakın (yüzde 2,9) bir büyüme öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz, ''Çok kırılgan
gördükleri bir ülkede böyle bir büyümeyi öngörmemeleri gerekir. Sonuçta resmin
bütününe bakmamız lazım. Resmin bütününe baktığımız zaman Türkiye son derece olumlu
bir performans sergiliyor. Cari açık konusunda da en kötü geride kalmış
durumda'' diye konuştu.
"BÜYÜME TABLOSU GÜZEL"
Uluslararası kuruluşların Türkiye için
öngördüğü büyüme tahminlerinin genellikle OVP'deki yüzde 4'lük hedefin altında
olduğunun anımsatılarak, OVP'deki tahminin aşağı yönlü revize edilip
edilmeyeceğine ilişkin soru üzerine Bakan Yılmaz, böyle bir revizyon olacağını
zannetmediğini söyledi.
Türkiye'nin son iki yılda
yüksek oranda büyüme gerçekleştirdiğini kaydeden Yılmaz, ''2010 yılında yüzde
9, 2011 yılında muhtemelen yüzde 8 civarında bir büyümemiz olacak. Bu yüksek
büyümelerin üstüne de yüzde 4 gibi bir büyüme bekliyoruz. Topladığınız zaman 3
yılda ortalama yüzde 7 gibi bir büyüme seyri görüyoruz. Bu çok güzel bir
tablo'' ifadesini kullandı.
Türkiye ekonomisinin
önümüzdeki dönemde büyümeye devam edeceğini dile getiren Yılmaz, istihdamın da
büyümeye katkıda bulunacağını belirtti.
Son iki yılda büyümenin özel sektörün yatırımlarından ve tüketiminden
sağlandığını kaydeden Bakan Yılmaz, bu eğilimin devam edeceğine inandığını dile
getirdi.
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ
Yeni teşvik sisteminin yüksek teknolojili ve stratejik ürünlere yönelik
planlandığının hatırlatılarak, bu sektörlerin neler olduğunun sorulması üzerine
Bakan Yılmaz, teşvik sisteminin uygulamasını ana bakanlık olarak Ekonomi
Bakanlığı'nın yürüttüğünü Kalkınma Bakanlığı'nın Ekonomi Bakanlığı'na destek
olduğunu söyledi.
Teşvik sistemi konusunda çok iyi bir noktaya gelindiğini anlatan Yılmaz, Türkiye'nin belli bir
düzeyin üzerinde ithal ettiği ancak yurt içinde üretim imkanı olan alanlara
ciddi teşvikler sağlamayı öngördüklerini belirtti.
Katma değeri yüksek olan alanlara daha yoğun teşvik sağlamayı hedeflediklerini
ifade eden Yılmaz, ''Bu şekilde Türkiye'de hem üretimi,
istihdamı artıracağız. Bir taraftan da cari açığı düşürmüş olacağız'' dedi.
Yeni teşvik sisteminde demir-çeliğin önemli sektörlerden biri olacağına ilişkin
değerlendirme üzerine Yılmaz, demir-çelikle ilgili uluslararası sözleşmeler
bulunduğunu, çalışmaların bu sözleşmeleri dikkate alarak sürdüğünü söyledi.
Genel sektörler yerine daha alt sektörlere inmeyi istediklerini anlatan Yılmaz,
''Yeni teşvik sistemimiz tam bitmiş değil. Epey bir olgunlaştı ama son nokta
konmuş değil. Hükümetimiz düzeyinde bu son nokta konacaktır''
değerlendirmesinde bulundu.
Yeni teşvik sisteminde stratejik sektörler kadar önem verdikleri bir diğer
alanın teknolojik sektörler olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'de kişi başına
düşen milli gelirin 10 bin dolardan 25 bin dolarlara çıkmasının yalnızca lineer
artışlarla sağlanamayacağını, Türkiye'nin birçok sektörde
sıçrama yapması gerektiğini söyledi.
TASARRUF PAKETİ
Tasarruf paketi hakkında da görüşlerini paylaşan Yılmaz, kamu sektöründe
tasarrufların arttığını söyledi.
Bütçe açığının tahminlerinde ötesinde düşük çıktığını belirten Yılmaz, ''Demek
ki kamu sektörü tasarruf yapıyor'' dedi.
Özel kesimin tasarruflarının artırılması gerektiğini kaydeden Yılmaz, bu konuda
bireysel emeklilik gibi yeni finansal enstrümanların gelişmesi gerektiğini dile
getirdi.
Hiçbir şey yapılmasa bile gelecek dönemde tasarruf oranlarının orta vadede
yükseleceğini öne süren Yılmaz, bunu destekleyici çalışmaların sürdüğünü
bildirdi.
Yılmaz, tasarruf paketinin ne zaman hazır olacağına ilişkin bugünden tarih
vermenin doğru olmayacağını kaydetti.
"YILIN İKİNCİ YARISINDA ENFLASYON DÜŞER"
Bakan Yılmaz, 2011 yılında çift haneye çıkan enflasyonun ne zaman tek haneli
rakamlara ineceğine ilişkin soru üzerine, enflasyonun Mayıs ayına kadar belli
bir düzeyde gideceğini, özellikle Mayıs ayından sonra yılın ikinci yarısında
hızlı bir şekilde bir düşüş trendine gireceğini ve Merkez Bankasının hedefine
yakın bir şekilde gerçekleşeceğini beklediklerini söyledi.
Baz etkisinin çok yükseldiğini ve 2011 yılının son dönemlerindeki artışların
tek seferlik artışlardan kaynaklandığını ifade eden Yılmaz, ''Kurun ciddi
etkisi oldu, gıda fiyatlarının belli oranda etkisi oldu, vergisel bazı
düzenlemelerimizin yansımaları oldu. Bu etkiler yılın ikinci döneminde bazdan
çıkmış olacaklar. Bu tek seferlik bir yükseliş oldu. Yılın ikinci yarısında
hızlı bir şekilde enflasyondaki gerilemeyi göreceğiz. Bu da yüzde 5 hedefine
yakın bir şekilde tamamlamamızı sağlayacak'' değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz'a, son dönemde yaşanan olumsuz hava koşullarının meyve-sebze
fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyona yansıyıp yansımayacağı da soruldu.
Bakan Yılmaz, TÜİK'in enflasyon sepetini güncelleme çalışmalarına değinerek,
''Enflasyon sepetinde her ürünün bir payı var. Payı nispetinde her ürün
yansıyacaktır tabii. Tek bir üründe düşüş, yükseliş olabilir. Ortalamanın
oldukça üstünde yükselenler olabilir. Diğer yandan ortalamanın oldukça altında
kalanlar da olacaktır. Burada averaja bakmak gerekir. Onu da TÜİK'in
hesaplamalarından göreceğiz. Şimdiden genel ortalamayı ne yönde etkileyeceğini
tam, net söylemek mümkün değil'' diye konuştu.
Özel SpaceX şirketine ait, Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) gidecek Dragon uzay aracı ilk seferine başladı.
Merkezi Paris'te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Bakanlar Konseyi, yarın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın başkanlığında toplanıyor.
“Kamu İşveren Heyeti’nin getirdiği yeni teklif 2012 için 3.5+ 4, 2013 için bir yenilik yok, ek ödeme yok, eş yardımında artış yok, taban aylığa zam yok, yok''
''İyi bir pazarlık sonucunda, memurları memnun edecek bir zam oranını yakında duyarız diye düşünüyorum''
Vergi denetimlerinde 128,1 milyon lira usulsüzlük cezası kesildi.
İçişleri Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı 16 yeni büyükşehir belediyesine ek olarak 13 ilin daha bu kapsama alınmasına ilişkin...
Özal'ın ölümündeki büyük sır.
Zam pazarlığını 3+3’le başlatan hükümet teklifini revize edecek. Kulislerde bu kez 4+4 konuşuluyor.