Gündem

Gençliğe Hitabe Kaldırılmalı

Son Güncelleme : 31.01.2012 08:46

Star Gazetesi Yazarı Mustafa Akyol'un köşe yazısı Twitter'da ortalığı salladı.

Milli Eğitim” alanında iyi şeyler oluyor. Hem Kuzey Kore’yi andıran 19 Mayıs törenleri hem de 12 Eylül yadigarı “Milli Güvenlik” dersleri tarihe karıştı. Bakan Ömer Dinçer, “ideolojik eğitimin sonu geliyor” diyerek kapsamlı bir reformun da sinyalini verdi.
 
Söz konusu “ideolojik eğitim”i sonlandırmak için gereken işlerden birinin “Andımız’ı kaldırmak” olduğu da epeydir söyleniyor. Bence de öyle. Ancak kanımca sadece “Andımız” değil, onun kadar buyurgan bir metin olan “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” de okullardan çıkarılmalı.
 
Çünkü gençlere anlayış, empati, hoşgörü, farklılıklara saygı, özeleştiri gibi evrensel demokratik değerleri tavsiye eden bir metin değil bu. Peki nasıl bir metin?
 
Bakalım. Meşhur hitabe şöyle başlıyor:
 
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
 
Bu sorunlu bir ifade, çünkü milyonlarca bireye “senin birinci görevin budur” diye kollektif bir misyon biçiyor. Oysa bir ülkenin bağımsızlığı gerçekten kritik bir değer olsa da, kimsenin bunu her daim “birinci vazife” edinme zorunluluğu yoktur. İsteyen bunu edinir kendine “birinci vazife” olarak, isteyen de aynı ülkeyi demokratikleştirmeyi, veya dini inancını yaymayı, yahut sokak kedilerine bakmayı. Herkes kutsallarını belirleme ve onlar için çalışma hakkına sahiptir. (Ülkeye iyi gelecek olan da bu renkliliktir.)
 
Hitabe’nin devamı daha da sorunlu:
 
“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
 
Dahilî ve haricî bedhahlar: yani “iç ve dış düşmanlar”. 28 Şubat süreçlerine, Batı Çalışma Gruplarına yol açan konsept...
 
Hitabe’nin devamında “dış düşmanlar”ın Türkiye’ye yapacağı kötülükler anlatılıyor uzun uzun. (Bunu özümseyen bir zihnin “komşularla sıfır problem” sağlaması ise zor gözüküyor.) Ama daha önemlisi, “iç düşmanlar”ın niteliği:
 
“Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”
 
Dikkat edin “iktidara sahip olanlar”dan bahis var burada. Peki Türkiye’de 1950’den bu yana iktidara nasıl geliniyor?
 
Tabii ki serbest seçimlerle... Ama Gençliğe Hitabe’de seçim kazananların meşruiyetine dair tek bir ifade yok. Aksine, gençler, her türlü iktidar sahibine karşı uyarılıyor: “Dikkat edin, hükümet ülkeyi yabancılara satabilir” imasıyla.
 
Peki ne yapacak böyle durumlarda Türk gençliği?.. “Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmak” için harekete geçecek. “Vazifeye atılmak”ta hiç tereddüt göstermeyecek. 27 Mayıs öncesinde Menderes hükümetini devirmek için sokaklara dökülüp orduyu “göreve” çağıran gençler gibi mesela...
 
Kısacası, Gençliğe Hitabe, askeri darbeleri ve Ergenekonvari oluşumları meşrulaştıran çok sorunlu bir metin. Demokrasinin D’sinden söz etmediği gibi, demokrasi düşmanlarına güçlü bir referans kazandırıyor.
 
Hitabe’nin en sonundaki ünlü cümle ise en vahimi: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
 
Hem “Türklük etnisite değildir; sadece vatandaşlık bağıdır” diyeceksiniz, hem de her okulunuzun duvarında biyolojik ırkçılık kokan “asil kan” vurguları olacak...
 
Olmaz. Ve eğitim sisteminin temeline böylesi gayrı-demokratik bir metin koyan bir ülkede demokratik kültür gelişmez.
 
Dolayısıyla, Gençliğe Hitabe, Atatürk’ün kendi siyasi şartlarını yansıtan ama bugüne yol gösteremeyecek tarihsel bir metin olarak kabul edilmeli, okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalıdır.
 
Ortak bir “milli metin” olarak İstiklal Marşı’mız vardır ve yeterlidir. Ondan gerisi, evrensel ahlaki değerler, demokratik kültür ve özgür düşünce olmalıdır.


Arkadaşına Öner
Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın Adı Soyadı
Arkadaşınızın Email Adresi
Arkadaşınıza Mesajınız
Yandaki Doğrulama Kodunu Giriniz
 


Diğer Gündem Kategorisi Haberleri

İçme Suyuna Silahlı Koruma

Zonguldak'ta içme suyu, silahlı güvenlik görevlilerine emanet.

Şehit Polise Veda

Şehit polis memuru Akın Bayram memleketi Ordu'da toprağa verildi.

Haliç Köprüsü Trafiğe Açıldı

Arıza nedeniyle kısmen kapatılan Haliç Köprüsü trafiğe tekrar açıldı.

General, Özkan'ı İşe Geri Al Dedi

Karamehmet, Tuğgeneral Ersöz Tuncay Özkan'ı 'işe geri al' dedi

Ceza Kesen Polisi Hastanelik Ettiler

İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 2 polis memurunu darp eden 5 kişi gözaltına alındı.

Anadolu Ajansından Kürtçe Yayın

Anadolu ajansı Kürtçe yayına başlayacak.

Çadırda Ölüme 23 Yıl

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 13 şüphelinin 2 yıl ile 23 yıl 6'şar ay arasında hapis cezasına çaptırılması istendi.

MEB Okullara Gözdağı Verdi

Bakanlık, sınavların yaklaşması nedeniyle okulların boşaldığına yönelik gelen şikayetler üzerine harekete geçti.

Karamehmet Silivri'de

Heyet tarafından dün duruşmaya çağrılan Haberal, bugünkü celseye de katıldı

Yargıtay'dan Skandal Karar

Yargıtay başkasının yeşil kartını kullananı suçlu bulmadı.




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Memuru Sevindirecek Açıklama

''İyi bir pazarlık sonucunda, memurları memnun edecek bir zam oranını yakında duyarız diye düşünüyorum''


Maliye Vergi Vurgununu Yakaladı

Vergi denetimlerinde 128,1 milyon lira usulsüzlük cezası kesildi.


On Üç İl Büyükşehir Oluyor

İçişleri Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı 16 yeni büyükşehir belediyesine ek olarak 13 ilin daha bu kapsama alınmasına ilişkin...


Adeta Otopsisi Yeniden Yapıldı

Özal'ın ölümündeki büyük sır.


Memurun Beklediği Gün Geldi

Zam pazarlığını 3+3’le başlatan hükümet teklifini revize edecek. Kulislerde bu kez 4+4 konuşuluyor.


ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
ANTALYA
>>