Politika

Hakime Yakışmadı

Son Güncelleme : 19.01.2012 20:29

Hakime 'Tatmin olmadım' sözü yakışmadı



Başbakan Yardımcısı Arınç, Hrant Dink suikastının 'örgütlü bir suç olmadığı'na karar veren hakimin 'Vicdanen tatmin olmadım' sözlerine tepki gösterdi.
    
Taksim'den Agos'a
Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden 5 yıl geçti. Hrant’ı anmak için bugün Taksim’den, Agos Gazetesi’nin önüne bir yürüyüş düzenlenecek.
"Hrant'ın arkadaşları" ve bir çok sivil toplum örgütü, saat 13’te Taksim Meydanı'nda toplanacak. Eyleme "sessiz çığlık" adı verildi. Yürüyüş boyunca slogan atılmayacak, pankart açılmayacak.    
Gazeteci Hrant Dink cinayeti davasında karar çıktı.

Dink ailesinin avukatlarından Arzu Becerik, son gelişmeyi anlattı.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile yönetim kurulu üyelerini konfederasyon genel merkezinde ziyaret etti.

Görüşmenin ardından gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtlayan Arınç, Hrant Dink davasında mahkeme başkanının, kendisinin de karardan tatmin olmadığına ilişkin yorumlarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine şöyle konuştu :

''Mahkeme başkanının bu şekilde ifadesinin olduğuna inanmak çok güç. Türkiye'de ve dünyada hakimler, mahkemeler kararlarıyla konuşurlar. Yazdıkları kararın verdikleri kararın gerekçelerinin arkasında dururlar. Onlara herhangi bir şey ilave etmezler. 'Ben böyle bir karar verdim ama benim de içim rahat değil' sözü doğrusu bir mahkeme başkanı tarafından kullanılacak bir söz değildir. Ben 25-30 yıllık avukatlık hayatımda böyle gördüm böyle duydum. Çünkü hakimler hem delil durumuna hem de vicdani kanaatlerine göre karar verirler. Eğer deliller yeterli değilse bunun vereceği karar şudur. Deliller yeterliyse vereceği karar da budur.''

Hrant Dink'in ''bir basın çalışanı olarak feci şekilde katledildiğine'' dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Bundan büyük üzüntü duyduk. Biz insanların yaşam haklarına olan saldırıları her zaman şiddetle nefretle lanetliyoruz. Bu olaylarla ilgili olarak bir dava açıldı. Hükümetin görevi olaya karışan kimseler hakkında mutlaka yargıyla işbirliği yaparak kolluk kuvvetleriyle bunları tespit etmek ve hakimin önüne çıkarmaktır. Ondan sonrası tamamen yargıya aittir. Yargı da 4 yılı geçen bir yargılama safhasının ardından kararını verdi. Dolayısıyla yargılamanın son safhasına temyiz safhasına gidiyoruz. Yargıtay mutlaka dosyadaki delillere bakacak iddia ve savunmaları tekrar inceleyecek ve bir karar verecektir. Artık kişisel düşüncelerimizin bir kenarda kalıp, yargının son kararını vermesini beklememiz gerekiyor'' diye konuştu.

''Ancak bugüne kadar yazılanlar, çizilenler, ortaya çıkan deliller, şöyle bir herkes kendi aklında değerlendirdiğinde sadece bir kişinin bu olaydan sorumlu görülmesi ve 18-20 kişinin beraat ettirilmiş olması ve hatta önüne gelen sanıklardan birinin tahliye edilmiş olması vicdanları yaralamıştır'' diyen Başbakan Yardımcısı Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü :

''Kamuoyunda bir anket yaparak böyle bir sonuca varamayız. Herkes bireysel olarak bu karardan duyduğu tatminsizliği ifade edebilecektir. Ben yargının bundan sonraki safhasında mutlaka önemli bir karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kaldı ki bu sözleri ifade ettiği söylenen mahkeme başkanına önce şunu sormak lazımdı. 'Kararınızda sanıklardan biri hakkında hüküm tertip etmemişsiniz. Coşkun İğci isimli bir kişiyle ilgili olarak yargılama yapıp da netice ve hüküm kısmında bu kişinin unutulmuş olmasını nasıl izah ediyorsunuz?' diye soru sormak gerekirdi. Yoksa 'vicdanen ben de tatmin olmadım' sözü herhalde bir mahkeme başkanına bir hakime yakışacak bir söz değildir. Kamuoyunda da vicdanlarda da eğer yer bulmamış bir konu hakkında sadece üzüntülerimizi ifade etmekle kalmayalım, yargıtayın bundan sonra vereceği kararı da dikkatle takip edelim.''

Hrant Dink olayında, kimin ne kadar ceza alması gerektiğine mahkemenin karar vereceğini ifade eden Arınç, ''Bu çok feci ve çok iğrenç bir olaydır. Eğer bir insan, yönlendirilerek bu noktaya getirilmişse onu azmettirenlerin, bir proje dahilinde ona bu görevi verenlerin varlığını kabul etmek ve mümkünse onların hepsini birden yargılamak gerekirdi'' diye konuştu.

Hrant Dink'in cenazesinde eşi Rakel Dink'in yaptığı konuşmayı hatırlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle konuştu:

''Rakel Dink'in bir cümlesi hepimizin yüreklerini yaralamıştı; ' Ya Rabbi bir çocuktan bir katil yaratan bir düşünce nasıl bir düşüncedir'. Türkiye'de bir çocuktan bir katil yaratılabiliyorsa buna etki eden sebeplerin hepsini ayrı ayrı düşünmemiz lazım. O bir çocuğu bir katil haline getiren şartlar bazen Dink'i vurabiliyor. Bazen sevgilisini testereyle doğratabiliyor. Bazen en yakınına kurşun çekebiliyor. Bazen annesini babasını gözünün önünde katledebilecek duruma gelebiliyor. Suçlu yaratan bir toplum olmamalıyız. Bu isterse Ermeni kökenli olması sebebiyle bir insana yöneltilecek bir nefret olsun. Bazen de akıl almaz cinayetlerin işlenmesine yol açabiliyor. Türkiye'de veya dünyada bir çocuğu bir katil haline getirebilen şartlar varsa bunlarla mücadele etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Dink cinayetinin önümüze getirdiği pek çok sosyal problemin de olduğunu biliyorum. İşin yargı faslında asli ve fer-i failler varsa, azmettiriciler varsa bunların her birine ayrı ayrı ceza tertip etmeliydi. Etmiş midir Bunu Yargıtay aşamasında göreceğiz. Yargıtay'ın kararına karşı da Türkiye'de söylenebilecek hiçbir şey yok. Elbette bu davayı takip edenler AİHM'e gidebilirler.''

Arınç, mahkeme kararına yönelik tepkilerin, siyasi propagandaya dönüşmemesi gerektiği uyarısı yaparak, ''Ancak bu dava sebebiyle meseleyi bir siyasi propagandaya dönüştürmenin, Türkiye'de belli çevrelere vurmak için bunu fırsat bilmenin de doğru olmadığını düşünüyorum. Bir rant elde etme aracı değildir; Hrant hepimizin ortak acısıyla katledilmiş bir basın emekçisidir. Meseleye bu gözle bakmamız herhalde daha uygun olur'' ifadelerini kullandı.


Arkadaşına Öner
Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın Adı Soyadı
Arkadaşınızın Email Adresi
Arkadaşınıza Mesajınız
Yandaki Doğrulama Kodunu Giriniz
 


Diğer Politika Kategorisi Haberleri

Batman Belediye Başkanı'na Ceza

Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay, 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Üzerimize Düşeni Yapmaya Hazırız

Egemen Bağış, Belçika Dışişleri Bakanı ile görüştü.

BDP'den Başbakan'a Cevap

Başbakan'ın açıklamasına BDP'den cevap: Diyalog kapılarını kapatmadık.

Öğretmen Atamaları

Ağustostan önce atama yok

ABD Anketinde Birinci Erdoğan

Halkın yüzde 63'ü, dünya liderleri arasında en çok Başbakan Erdoğan'a hayranlık duyuyor.

CHP Dini Kitap Toplattı

İnönü'nün torunu anlattı.

Eczane Açmak Zorlaşıyor

Meclis'ten geçen yeni yasa ile artık eczane açmak eskisi kadar kolay olmayacak.

Pakistan İle Dev İmzalar atıldı

Pakistan ve Türkiye arasında 9 anlaşmaya imza attıldı.

Hayvanları Öldürenlere Ceza

''Biyolojik çeşitliliğin bu dünya için olmazsa olmaz bir şart.''

Erdoğan'ın Memurlara Son Sözü

memur konfederasyonları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan da umduğunu bulamadı.




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Memuru Sevindirecek Açıklama

''İyi bir pazarlık sonucunda, memurları memnun edecek bir zam oranını yakında duyarız diye düşünüyorum''


Maliye Vergi Vurgununu Yakaladı

Vergi denetimlerinde 128,1 milyon lira usulsüzlük cezası kesildi.


On Üç İl Büyükşehir Oluyor

İçişleri Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı 16 yeni büyükşehir belediyesine ek olarak 13 ilin daha bu kapsama alınmasına ilişkin...


Adeta Otopsisi Yeniden Yapıldı

Özal'ın ölümündeki büyük sır.


Memurun Beklediği Gün Geldi

Zam pazarlığını 3+3’le başlatan hükümet teklifini revize edecek. Kulislerde bu kez 4+4 konuşuluyor.


ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
ANTALYA
>>