Herkes Kendi Sınırlarını Bilecek!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, selefleriyle ilgili sorulardan uzak durur,
geçmişte yaşanıp bitenler üzerinde fazla konuşmak istemezdi. Bir de başbakanlık
döneminde yaşadıklarını öne çıkarmazdı. Her ikisi konusunda ilk kez bu kadar
açık konuştu.Dubai’de kaldığımız Madinat Jumeirah Al Qasr
Oteli’ndeki sohbetimizde sorularımızı yanıtlarken ilginç mesajlar verdi:
- Evren ve
Şahinkaya’nın yargılanmasını nasıl görüyorsunuz?
Yargılama süreciyle
ilgili ne diyebilirim; hukuki süreç. Bunların önemi şu: Esas önemi caydırıcılık
anlamında... Türkiye’nin artık nasıl bir ülke haline geldiğini gösterir.
Herkesin kendi alanını, anayasal sınırlarını bilmesi gerekiyor. Dönemler
geliyor geçiyor. Bugün Türkiye’yi yönetenler için de, hepimiz için de geçerli
olan bir şey. Herkes anayasal sınırlarını bilecek. Hiç kimse kendisine defakto
bir takım güçler çıkarmayacak. Zaman zaman böyle yanlışlıklar yapıldı doğrusu.
Zannedildi ki o dönemler değişmeyecek. Bunlar bir daha yanlışların yapılmaması
için önemli.
- Ev ren ile
Çankaya Köşkü’nde bir fotoğrafınız gündeme getiriliyor...
Ne derseniz deyin;
eski bir cumhurbaşkanı değil mi? Türkiye’yi o kadar süre temsil etmiş, şu anda
da cumhurbaşkanlığı olarak, eski cumhurbaşkanı olarak ihtiyaçları karşılanır.
Dolayısıyla eski cumhurbaşkanı olarak ziyaret etmek isteyince...
- Yüce Divan’da
yargılanması gerekir mi?
Yasalar neyse o...
MÜTEKABİLİYET
ÇIKARDADIR
(Yabancıya mülk
satışı) Mütekabiliyet diye bir şey var. Bunu çok yanlış yorumluyor, yanlış
uyguluyoruz, değişmesi lazım. BAE, Katar, Bahreyn, denizi doldurup para
kazanıyor. Sen diyorsun ki, ‘Benim mütekabiliyetim’ değil. Benim çıkarım var mı
yok mu? Mütekabiliyet çıkarda olması lazım. Çıkarın eğer yoksa mütekabiliyeti
olan ülkeye bile vermemen lazım. Asya’da bazı ülkeler var, mütekabiliyeti
vermiyorlar; Çin gelir diye korkuyorlar. Bu anlaşılabilir. İngiltere bir ada
ülkesi olmasına rağmen, gidiyorsun sen oradan alıyorsun. Buna kurallar, ilkeler
getirilebilir. Bakanlar Kurulu’na yetki verilir; bu çıkarı gözeterek hangi
ülkeye ayrıcalık veya mütekabiliyet aramayacağı tespit edilebilir. İstanbul’da
daireyi alıp taşımayacak. Durduğu sürece su, elektrik, apartman aidatını sana
ödeyecek.
ZİRVENİN
GÜNDEMİ
(Bugün toplanacak
yargı zirvesi) Her sene yapıyorum. Geçen sene yapamadık. Cumhurbaşkanı’nın
görevi; devlet organları arasındaki ahengi korumak değil mi? Konu diye bir şey
yok.
SORUN DEYİNCE
Sorun deyince
sadece politik sorunlar akla geliyor. Vatandaşın dosyası yıllarca mahkemede
bekliyorsa bu memleketin sorunu değil mi? İlle de siyasi bir demeç, politik bir
konu mu olacak? Yargıtay’ın çalıştığı yere bakın. Arabalarla dosya taşımıyorlar
mı? Bu sorun değil mi? Bir vatandaşın mahkemeye ulaşan bir davası eğer yıllar
alıyorsa, miras davaları yıllarca sürüyorsa sorun değil mi?
CEZAYA
DÖNÜŞMEMELİ
-
Milletvekillerinin tutukluluğu, yasama ve yargı arasında sorun mu?
Muhakkak ki bu
çözüm bekleyen bir problem. Bunun halli şüphesiz ki önemli. (Tutukluluğun)
cezaya dönüştürülmemesi, süratlendirilmesi gerektiğini hep söyledim. Hükümetin
hazırladığı bir paket var; yargılama sürecinin hızlandırılmasıyla ilgili.
TÜRKİYE’Yİ
YÜCELTİR
- Anter Anter’e
vatandaşlık...
Burada doğmuş bir
insan, tabii ki buranın vatandaşı. Ara dönemler, olağanüstü dönemler bittiği
için herkesin dönüp kendi vatandaşlığını kazanması, memleketinde tekrar kendi
evini kullanması Türkiye’yi yüceltir.
AÇILIM
KESİLMEDİ
Hiç bir şeyin
kesildiği kanaatinde değilim. Herkes biliyor ki bunlar farklı anlayışla
hallediliyor. Karşına silahla çıkana, daha güçlü silahın olduğunu, silahla
devletin hizaya gelmeyeceğini göstermek ayrı bir konu. Ama bunların Türkiye’nin
gündeminden çıkması şüphesiz ki hukuk ve demokratik standartların
genişletilmesiyle olur. Bu kapı hiçbir zaman kapanmamıştır.
ARAP
ÜLKELERİNDE Kİ FARKLI
(PKK’nın Kürt
sorununu Arap Baharı’na çevirme gayreti) Doğrusu ben bunu, Kürt meselesini, terör meselesini o çerçevede görmem. Arap
ülkelerinde gördüğünüz şey farklı. Şüphesiz ki istenen bu konuların, bizim
kendi irademizle ve demokratik standartların yükseltilmesiyle herkesin şikâyet
ettiği mevzuların ortadan yok olmasıdır. Kendi inisiyatifimiz ve kendi
dinamizmimiz ve liderliğimizle çözülmesi gerekir. Yapılan budur. Ama bundan
rahatsız olanlar oldu. O bakımdan terör zaman zaman arttı. “Dize getirerek
taviz alıyoruz” gibi bir zaafa kapılanlar oldu. Halbuki kendi vatandaşlarımızın
hak ve hukukunu en gelişmiş ülkelerdeki gibi sonuna kadar kullanması bizi
sadece onurlandırır.
TERÖRLE HAK
HUKUK OLMAZ
Terör bu işlere
mâni oluyor. “Terörle biz hak ve hukuk kazanıyoruz” anlayışında olanlar aslında
en büyük zararı verdiler. Eğer bu işin terör boyutu olmasaydı, çok daha özgüven
içerisinde standartlar yükseltilebilirdi. Şimdi yok çok şükür... Ama terörün
şehirlerin içerisine taşındığı, tamamen sivil insanların hedef alındığı dönemde
terörle mücadeleden başka bir şey olmuyor.
KCK
OPERASYONLARI
Memleket açık bir
memleket. Bunlar memleketin gücüdür. Yapılan şeylerin eleştirilebilmesi, tenkit
edilmesi... Ya bir de eleştirilemese, karşı çıkılamasa... Memleketin
öncelikleri değişiyor açıkçası.
TÜRKİYE KRİZ
YAŞASA KİMSE KOŞMAZ
Yunanistan bu krizi
yaşarken herkes koşar ama Türkiye yaşasa hiç kimse koşmaz. 2001 krizinden
çıkmış bir ülkenin seçimlerden sonra hükümetini kuran ilk bütçesini; savaş
döneminde savaşa girmeyen bir ülkenin bütçesini yapan bir insanım. Bilirim ben
o zaman neler çekildiğini. Bir kuruş, bir Euro, bir dolar gelmediğini...
DOLAYLI
TALEPLER
Onun için ne
dolaylı taleplerin olduğunu bilirim ben. Ne Avrupa, ne Amerika, ne de IMF’den
gelirdi; ne de Dünya Bankası’ndan gelmiştir. Ne AB’nin savaşa karşı olan
Fransa’sından gelmiştir, ne Almanya’sından. Türkiye kendi tedbirlerini alarak,
kendi programını kurarak o krizden çıkmıştır. Onun için her şeyin kıymetini
bilmek lazım. Şimdi bizim açığımızı kapatma dönemidir.
ÜÇ SENE ÖNCEYİ
UNUTMAYIN
Düşünün ki 1970’li,
1990’lı yıllardaki gibi bir dönem yaşıyor olsaydık ne olurdu?.. 2000’li
yıllarda o olsun diye çok uğraşanlar oldu. Türkiye’de 3 sene önceyi unutmayın.
Herhangi bir değerlendirme yapmadan sadece tespit olarak söylüyorum. Sadece bir
oyla Anayasa Mahkemesi’nde hükümetin düşmesi, tüm siyasetin altüst olması...
Bütün bunlar ve ondan sonra da bakarsanız, Türkiye’de siyasi istikrar mı kalır,
ekonomik büyüme, yabancı sermaye mi kalırdı?(HT)
CHP,Türkçe'den başka dillerde faaliyette bulunmasını öngören bir kanun teklifi sundu.
Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay, 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Halkın yüzde 63'ü, dünya liderleri arasında en çok Başbakan Erdoğan'a hayranlık duyuyor.
Meclis'ten geçen yeni yasa ile artık eczane açmak eskisi kadar kolay olmayacak.
Vergi denetimlerinde 128,1 milyon lira usulsüzlük cezası kesildi.
''İyi bir pazarlık sonucunda, memurları memnun edecek bir zam oranını yakında duyarız diye düşünüyorum''
İçişleri Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı 16 yeni büyükşehir belediyesine ek olarak 13 ilin daha bu kapsama alınmasına ilişkin...
Özal'ın ölümündeki büyük sır.
Zam pazarlığını 3+3’le başlatan hükümet teklifini revize edecek. Kulislerde bu kez 4+4 konuşuluyor.