Türkiye Eski Türkiye Değil
Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen
Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında bir konuşma yaptı.
AK
Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz, Avrupa'nın kimi
ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak
bugün şunu herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir. Türkiye, Avrupa'da
sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia karşısında
susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir. Avrupalı
dostlarımızı buradan samimiyetle uyarıyorum; Fransa'da ortaya çıkan tablo,
Avrupa'daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür'' dedi.
Erdoğan,
partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları
Toplantısında bir konuşma yaptı.
Başbakan
Erdoğan, konuşmasının başında, bugün AK Parti çatısı altına girecek ve rozet
takarak AK Parti saflarına dahil olacak farklı siyasi partilerden 9 belediye
başkanına ''hoş geldiniz'' dedi. Erdoğan, vefat eden Sağlık İş Sendikası
Başkanı Mustafa Başoğlu'na Allah'tan rahmet diledi.
Fransa'da,
1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasanın iptali
için dün Anayasa Konseyi'ne başvuru yapılmasına değinen Başbakan Erdoğan, şöyle
konuştu:
''Fransa'da,
malum yasayı Fransa Anayasa Konseyi'ne taşıyan 77 senatör ve 65 milletvekiline
ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Fransa'daki bu sağduyulu
temsilciler sayesinde, tarihi bir hatanın önlenmesi noktasında çok önemli bir
girişim gerçekleştirilmiştir.
Fransa'da,
fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa,
iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor
yaralar açacaktı. İnanıyor ve umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu
davranacak, Fransa değerlerine, Avrupa Birliği ilkelerine ters düşmeyecek,
vicdanları kanatmayacak bir sonuca varacaktır. Biz, sabırla beklemeye, süreci
izlemeye devam edeceğiz.
Fransa'daki
bu girişim, herkes kabul ediyor ki 1915 olaylarına ya da bu olayları
aydınlatmaya yönelik bir girişim değildir. Bu girişimin, bu yasanın, Fransa
Cumhurbaşkanı ve arkadaşlarının bu tavrının altında, masumiyetten çok uzak, son
derece tehlikeli bir saik var. Ben, süreç içinde de defaatle ifade ettim.
Soykırımın inkarını suç kabul eden bu yasa, esasen bir 'Türkiye ile kavga
ediyorum' yasasıdır.''
-Avrupa
ülkelerine çağrı-
Haziran
ayında yapılacak seçimler öncesinde, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy
öncülüğünde, Meclis'in ve Senato'nun bazı üyelerinin kamuoyuna böyle bir mesaj
vermenin ve bu yolla seçimlerde çıkar sağlamanın peşinde olduklarını vurgulayan
Erdoğan, bir yandan Fransa'daki Ermeni kökenli seçmenlerin hissiyatının
istismar edildiğini, diğer yandan Türkiye ve Türklerle kavga ediyorum algısı
oluşturularak çok tehlikeli bir oyun oynandığını ifade etti.
Başbakan
Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türkiye'nin
dostluğu, dünyadaki herkes için önemli bir payedir. Ama bazı küçük insanlar
için, küçük düşünen insanlar için, Türkiye'nin husumeti bile bir payedir. İşte
Fransa'da kimilerince yapılan, bu payeyi elde etme çabasıdır. Bunun aksini hiç
kimse iddia edemez. Hiç kimse, Fransa'daki bu yasanın, masum kaygılarla, iyi
niyetle çıkarıldığını savunmaz, savunamaz. Herkes biliyor ki bu yasanın
altında, bu yasayı çıkaran tavrın ve hissiyatın altında, reddi mümkün olmayan
bir ırkçı yaklaşım, bir ırkçı zihniyet vardır. Dolayısıyla bu mesele, bir
Fransa meselesi, bir Türkiye meselesi değildir; bu mesele, doğrudan doğruya bir
Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir.
Biz,
Avrupa'nın kimi ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri
sineye çektik. Ancak bugün şunu herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir.
Türkiye, Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia
karşısında susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir.
Avrupalı dostlarımızı buradan samimiyetle uyarıyorum; Fransa'da ortaya çıkan
tablo, Avrupa'daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür. Bu tehlikeyi görmek,
bu tehlikeye karşı acilen tedbirler alıp uygulamak, Avrupa Birliği'nin en
öncelikli gündemi olmalıdır. Yabancı düşmanlığı üzerinden seçim kazanmaya
çalışanlar, sadece kendi ülkelerine, kendi halklarına değil, Avrupa ilkelerine,
Avrupa'nın temellerine, Avrupa'nın ideallerine zarar verirler. Bu samimi
tavsiyelerimizin Avrupa'da dikkate alınmasını özellikle arzuladığımızı da
burada ifade etmek istiyorum.''
Başbakan Erdoğan, AK Parti İl Başkanları'na seslendiği konuşmasında muhalefet partilerini sert bir dille eleştirdi.
Sözlerine 'Ermeni soykırımı' iddialarının inkarını cezalandıran Fransa’daki yasaya tepki göstererek başlayan Başbakan Erdoğan, çıkarılan yasanın altında bir ırkçı zihniyet olduğunu söyledi.
Sorunun Fransa'nın değil Avrupa'nın sorunu olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye’nin dostluğu dünyadaki her ülke için önemli bir payedir. Küçük insanlar için ise Türkiye’nin husumeti bile bir payedir. Yabancı düşmanlığı üzerinden seçim kazanmak isteyenler, Avrupa’nın ideallerine zarar verir" dedi.
Dersim konusunu tekrar açmak istemediğini dile getiren Başbakan, "Ben bu konuyu yeniden açmak niyetinde değilim. Bundan sonrası siyasetçilerden ziyade tarihçilerin konusudur. Tartışmanın esasının ıskaladığını müşahade ediyoruz. Genelkurmay arşivlerini açmak için hazırlıklarını sürdürüyor" diye konuştu.
CHP'nin Dersim konusu nedeniyle 'Başbakan geçmişle uğraşmasın, bugüne gelsin' diye tepki gösterdiğini hatırlatan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz jakoben, elitist bir zihniyeti teşhir ediyoruz. 'Dün dünde kalmıştır' diyerek geçmişi hasıraltı etmek isteyenler var. Bunlar ellerine yetki geçtiğinde meseleleri sümenaltı ediyorlardı. Bugün Diyarbakır’dan çıkan kemikleri de toprak altı yapmak istiyorlar. Dersim 1939’da üzeri kapatılmış bir faciadır."
MHP'nin de Dersim konusunun konuşulmasından CHP kadar rahatsızlık duyduğunu dile getiren Başbakan, "Cumhuriyet’le hesaplaştığımızı iddia ediyorlar. Kimin Cumhuriyet’e sahip çıktığı son 9 yılda anlaşıldı. Kimse kusura bakmasın, kimin Atatürk’e sahip çıktığı, kimin O’nu kullandığı açıktır. Bunlar ‘İzindeyiz Atam’ deyip, sabah akşam izin yaptılar" diye konuştu.
Dersim, 27 Mayıs, 1980 darbesi, 28 Şubat ve Kürt meselesinin İttihat ve Terakki zihniyetinin memlekete ödettiği ağır faturalar olduğunu belirten Erdoğan, "Biz 150 yıllık köhne bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Devletin tüm kılcal damarlarına kadar işlemiş bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Karşımızda 'Terör meselesini çözme' diyen bir zihniyet var. Dersimli olduğu halde Dersim’i ağzına alamayan bir anlayış var. Biz CHP'ye, MHP’ye ve Güneydoğu'nun CHP'si olmaya çalışan BDP'ye rağmen bunu yapıyoruz" diye konuştu.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz Dersim dediğimiz zaman CHP Genel Başkanı bize teşekkür eden Diyarbakır örgütünü görevden aldı.
Dersim faciasının mimarı olan zihniyet seni oraya genel başkan olarak çıkardı.
Önce kulakların duymaya alışsın. Benim ifademde dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunun arkasındayım. Ben dindar, dinsiz diye bir şey demedim. Sen bizden muhafazakar AK Parti'den ateist bir rejim yetiştirmemizi mi bekliyorsun. Senin böyle bir amacın olabilir. Biz tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil için çalışıyoruz.
HSYK'ya Yargıtay'a Danıştay'a ateş püskürüyor. CHP yargı kararlarının ardından şeriatın kestiği parmak acımaz diyordu. Bize de parmak sallıyordu. AK Parti'nin kapatılması için gündem oluşunca Ankara'da yargıçlar var diyordu. Bugün her yargı kararına karşı çıkıyorlar. Neden?
12 Eylül 2010'da millet yargıya el koymuştur. Bugünkü fark budur.
Hani siz Atatürkçüydünüz. Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir sözü Atatürk'ün değil mi? Niye sahip çıkmıyorsunuz. Bunlar gece başka gündüz başka. Bunlar sirk cambazı."
İsmail Kahraman, AK Parti’nin kuruluş aşamasına ilişkin hiç bilinmeyen bir hikayeyi de anlattı.
''İsrail ve İran birbirlerinin tetikçisi olmadan, bölgenin çatışma ortamından uzaklaştırılması gerek.''
Yeni sisteme göre öğretmenler, belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak, aldıkları puanlarla başöğretmenliğe kadar yükselebilecek.
Meclis'ten 15 uzman, 1977-1983 yıllarını kapsayan gazeteleri tarayacak.

Haliç köprüsü bağlantı noktalarında oluşan çatlaklar nedeni ile trafiğe kapatıldı.
Bugün 3 aylar başladı.
İmam Hatip mezunları tiyatroya alınmıyor.
