Yurtbank'a Kötü Haber
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Eylül ayı sonunda batan Yurtbank’ın off-shore bankası olan Yurt Security Off-Shore’da hesabı bulunan kişiye zararının faizi ile birlikte ödenmesine karar verdi.
Yurtbank’ın yeni sahibi ING Bank, mahkeme kararı
sonrası ödemeyi bu ay yaptı. Ödemeyi yapar yapmaz da TMSF’nin kapısını çalıp
zararının karşılanmasını istedi.
10 yıl önceki batan banka furyasında mevduat sahiplerine ödeme yapılmış ancak off-shore hesaplar güvence dışı tutulmuştu. Yargıtay’ın bu kararı onaylanırsa, 20 bine yakın off-shore zedeye yeni bir umut olacak. Off-shore’da batan para 600 milyon $’dan fazlaydı. Faiziyle birlikte TMSF, 3 milyar dolara yakın bir yükle karşı karşıya kalabilir.
Yaklaşık 17 bin off-shore’zedeyi ilgilendiren çok önemli bir gelişme oldu. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin Bursalı bir mudinin off-shore’da batan parası ile ilgili verdiği, “Off-Shore hesapların mevduat güvencesi altında olmama kararını kabul etmiyorum. Parasını bu hesaba yönlendiren mudiye banka yetkilileri tarafından güvence olmaması ile ilgili ikazda bulunulmamıştır. Bu yüzden zararının gecikme faizi ile birlikte karşılanması gerekir” kararını uygulayan ve ödemeyi gerçekleştiren ING Bank, dönüp parayı TMSF’den istedi. TMSF’yi kara kara düşündüren olay şöyle gelişti:
Bursa’da yaşayan Müjdat Mançu adlı işadamı ,Yurt-Security Off-Shore hesaba 205 bin TL yatırdı. Yurtbank’a el konulmasının ardından off-shore hesap batmış oldu. Devlet, Türkiye’de açılan hesaplardaki mevduata güvence verirken, off-shore hesapları güvence dışında tutmuştu.
Ancak mudi yine de dava açtı ve zararının tazminini istedi. Yerel mahkeme ilk kararında davayı zamansız açılma gerekçesiyle reddetti. Mudi konuyu bir üst mahkemeye taşıdı. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009 yılı Aralık ayında yerel mahkemenin kararını bozarak davanın yeniden görülmesine hükmetti.
Yargıtay’ın bozma
kararının ardından davayı yeniden ele alan yerel mahkeme, bu kez 2010 ylı Ekim
ayında mudi lehine karar verdi. Karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından da
onandı ve paranın Yurtbank’ı devralan ING Bank tarafından ödenmesine hükmetti.
ING Bank da mudinin parasını geçen ay gecikme faizi ile birlikte 1.2 milyon TL
olarak mahkemeye ödedi.
Sonra da TMSF’ye başvurarak, “Bu banka tüm hukuki sorunlardan ayıklanmış şekilde devredildi. Ben de bunu bilerek Oyakbank’tan devraldım. Anlaşmamda gelecekte dahi devir tarihi öncesinden kaynaklı tüm tazminat haklarının TMSF tarafından üstlenileceğine dair hüküm var. Bu hüküm çerçevesinde yaptığım ödemenin iadesini istiyorum” dedi.
İşte sıcak gelişmeler de bundan sonra başladı. Zira bir off-shore zedeye ilk kez ödeme yapılırken, TMSF hukukçuları da Yargıtay’ın verdiği kararın bozulması için derhal harekete geçti. Hukukçular kararı bir üst merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşımaya hazırlanıyor. Buradan da mudi lehine bir karar çıkarsa söz konusu karar tüm off-shore’zedeler için emsal teşkil edecek. Diğer bankalarda da batan yaklaşık 600 milyon dolarlık off-shore mevduatın TMSF tarafından üstelik faizi ile birlikte ödenmesi gündeme gelecek.
TMSF şaşkın, teyakkuza geçti.
ING Bank’ın icra
davasında dosyaya yaptığı ödeme TMSF’yi alarma geçirdi. Kıyı bankacılığı adıyla
bilinen off-shore bankacılığa mudiler daha yüksek faiz getirisi ve düşük vergi
kesintisi nedeniyle sıcak bakıyordu.
Normal banka hesaplarından farklı olarak devlet güvencesi kapsamında olmamasına rağmen 17 bine yakın mudi daha yüksek faiz kazancı elde etmek amacıyla off-shore hesaplara yönelmişti. TMSF yetkilileri konuyla ilgili şunları söyledi: “Şube müdürleri riskler konusunda mudileri bilgilendirir.
Hesap sahipleri
riskleri bilmelerine rağmen bu hesaplara yöneldi. Riskli işlemlerin sonuçlarına
da katlanmaları gerekir. Yargıtay bu kararı ile parasını ülke sınırları içinde
değerlendiren ve kazancının vergisini ödeyen diğer mudileri mağdur etmiş
oluyor.
Ayrıca banka hakim ortaklarından tahsil edilmesi gereken bir paranın bankanın yeni sahiplerinden istenmesi de hukuki açıdan sıkıntılı bir durum, biraz zorlama bir yaklaşım.”
17 bin kişinin yaklaşık 600 milyon doları battı.
2000 ve 2001 yıllarında Türkiye’de bankaların battığı dönemde bu bankaların bazılarının off-shore uzantıları büyük bir sıkıntı yaratmıştı. Ülke içindeki mevduat güvence altında tutulurken off-shore hesapların güvende dışında olması nedeniyle bu hesaplarda parası olanlara ödeme yapılmadı.
Hatta TMSF, İmar Bankası’ndaki hesap hareketlerine baktı ve bankaya el konulacağının anlaşılmasının ardından son 1 ay içinde off-shore’dan normal mevduata geçirilen hesapları bile ödeme kapsamı dışında tuttu. Daha sonra konu Anayasa Mahkemesi’ne kadar taşındı.
Resmi kayıtlara göre
Egebank’ın off-shore bankasında yaklaşık 72 milyon dolar, Yurtbank’ın off-shore
bankasında 70 milyon dolar battı. Sümerbank’ın off-shore bankasında batan para
60, Yaşarbank’ın bankasında batan para ise 47 milyon dolar olarak tespit
edildi.
En çok off-shore
hesabın ise İmarbank ve Adabank’ta açıldığı anlaşıldı. Bu iki banka ile
birlikte off-shore hesaplarda batan paranın 600 milyon doları bulduğu tahmin
ediliyor.
TMSF yetkilileri “205
bin TL’Lik mevduat faizi ile 1.2 milyon TL olarak ödendiyse 600 milyon dolarlık
toplam hesap için bize yaklaşık 2.5-3 milyar dolarlık bir fatura çıkacak
demektir. Böyle bir riski devletin üzerine yüklemeye kimsenin hakkı yok“ dediler.
Mudiyi özendirdiler bile bile parasını off-shore’a yatırdılar
Bursa 2. Asliye
Ticaret Mahkemesi’nin verdiği kararı 27 Eylül 2011 tarihinde onayan Yargıtay
11. Hukuk Dairesi’nin kararla ilgili gerekçesindeki şu ifadeler dikkat çekti:
“Davalı şahsı
bankanın Bursa şubesi çalışanları özendirmiştir. Davacı yıllardır elde ettiği
kazancını davalı bankaya yatırmaya gittiğinde banka yöneticisinin yönlendirmesi
ve off-shore hesaplardaki paralara devletçe güvence verilmediği hususunda ikaz
edilmemesi nedeniyle parasını bu hesaplara yatırmıştır.
Yurtbank’ın
yöneticilerinin anılan kıyı bankasının da yönetiminde görevlendirildiği, kıyı
bankasının davalı bankadaki hesabına gönderilen paraları grup şirketlerine
verdiği bu kredilerin geri dönmeyecek şekilde verildiği ortaya çıkmıştır.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş. 22 Aralık 1999
tarihinde TMSF’ye devir olmuştur.
2001’de Sümerbank ile
birleştirilmiş yine TMSF eliyle Oyakbank’a ve sonraki sahibi ING Bank’a
satılmıştır. Hisse devir sözleşmesinde bankanın devir tarihinden önceki dönemle
ilgili bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm
yükümlülüklerden ve sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır.
Sonuç olarak TMSF vekilinin temyiz itirazının reddine ve kararın düzeltilmiş haliyle onanmasına 27 Eylül 2011 tarihinde karar verilmiştir.”
Google'ın "Project Glass" gözlük teknolojisinin videolarda tanıtıldığı gibi olmayacağı ortaya çıktı.
Robert Moog'un 78. doğum günü için Robert Moog'un "Moog synthesizer" adını taşıyan müzik aletinden esinlenilmiş bir doodle yayınladı.
Ergün Güler, Zorlu Holding Kurumsal Risk ve Hazine Koordinatörlüğü görevini de üstlendi.
Abu Dabi Ulusal enerji şirketi PJSC (TAQA) Türkiye'ye yatırım imkanlarını araştırıyor

Haliç köprüsü bağlantı noktalarında oluşan çatlaklar nedeni ile trafiğe kapatıldı.
Bugün 3 aylar başladı.
İmam Hatip mezunları tiyatroya alınmıyor.
