DEVLET DERİNCE

Akademisyen Başkanın Polisle Savaşı

Giriş Saati :25.08.2010 13:42

...

Bilindiği üzere polisimiz son yıllardaki başarılı çalışmaları ile göz dolduruyor. Eylem hazırlığındaki teröristleri eylemlerini gerçekleştiremeden kıskıvrak yakalıyor.

 

Hatırlarsak, sinagog ve konsolosluk ile HSBC bankasına Elkaide terör örgütü tarafından düzenlenen saldırıları bir hafta gibi kısa bir surede aydınlatan ve faillerini tespit edip bulan bizim polisimizdir.

 

Hatta bu dikkat çekici başarı ülkemiz sınırlarını aşıp ta okyanus ötesinden (ABD’den) takip edilmekle kalmamış, gizli örgüt elemanları bu kadar kısa surede yapılan başarılı operasyonların nasıl gerçekleştiğini öğrenebilmek için Türk polisinden kurs almak üzere özel yetişmiş ajanlarından bir ekip ülkemize göndermiştir.

 

Şu ana kadar yapılan çete, fuhuş, uyuşturucu ve örgütlü suç operasyonlarında ki başarılarını haber bültenlerinden takip etmekteyiz. Bununla beraber hata yapan çürük yumurta tabir edebileceğimiz meslektaşlarını affetmeden ayıklayan yine kendileri. Benzer çalışmalar diğer devlet kurumları tarafından da yapılmış olsaydı bugün bir çok sorunu çözmüş olurduk.

 

Tabii ki dünyada başka güvenlik teşkilatlarının şu ana kadar başaramadıkları canlı bomba olayları var ki, Türk polisi burada da rakiplerini fark atmış durumda.

 

Canlı bombaları eylemden önce ve hatta eyleme giderken bombalar kişinin üzerinde iken sağ olarak ele geçirebilen başka bir güvenlik teşkilatı yok.

 

Ayrıca dağda ki teröristin en korkulu rüyası özel harekât polisleri idi ve hala öyle. Açılan yeni kurslar ile bu alandaki açıklarını kapatıyor polisimiz. Son dönemde düzenlenen Hizbullah operasyonları ile toparlanma sürecinde olan örgüt tamamen deşifre edilmiş durumda.

 

Yine yapılan Ergenekon operasyonlarında polisin darbecilere göz açtırmadığını hep beraber görmekteyiz. Bu tür operasyonların yanı sıra toplum destekli polislik projesi ile birçok sosyal proje hayata geçiriliyor.

 

Yine çocuk polisliği projesi ile ülkemizin doğusunda-batısında birçok çocuğun gönüllerinde yer ettikleri ortada. Avrupa Birliği surecinde eşleştirme projesini tamamlayan kurumlar arasında en öndeki gruptalar.

 

Dünya polislerini ülkemizde eğitiyorlar. 30’un üserindeki ülkede TADOC ve Polis Akademisi’nde gerek kursiyer olarak gerek lisans ve lisans üstü eğitim veriyor, Türk polisi. Gerçekten yakaladıkları başarılar saymakla bitmez. Tüm bu başarıların ardında tabi ki tabandan verilen eğitim yatmakta.

 

Evet, polisimizin çoğu 4 sene fen lisesi ayarında eğitim veren Polis Koleji mezunlarıdır. Liseden alınanlarsa üniversite sınavından oldukça yüksek puan almaları gerekir. Ve Polis Akademisi’nde verilen 4 yıl lisans eğitimi ile birlikte mezun olurlar.


Ancak elime geçen bir kanun metni beni çok şaşırttı ve üzdü.

 

Konu Polis Akademisi’nin yerine geçecek olan Güvenlik Üniversitesi Kanun Tasarısı. Şu günlerde polis teşkilatına görüş sorma aşamasında. Kanun taslağını okuduğumda bir gazeteci olarak açık bir şekilde gördüğüm şey yıllardır bu ülkeye canı pahasına hizmet etmiş, birçok şehit vermiş ve gazileri olan emniyet teşkilatı mensuplarına büyük haksızlık yapıldığını gördüm.

 

Neden mi?

 

Bir defa akademide yıllarca polisler başkanlık yaptı. Son dönem ataması ile siyasi irade ilk defa akademisyen bir başkan tercih etti. Anladıgım kadarı ile akademisyenler, ‘top bizim elimizde şu polislerin soyunu kazıyalım akademiden’ mantığı ile hazırlamışlar kanun taslağını.

 

Taslakta rektör (başkan) olabilmek için profesör olmak gerekiyor. Peki, onca sene gözünü budaktan esirgemeden görev yapmış emniyet müdürlerimizin neyi eksik. Sonuçta rektörlük idari bir görev değil mi? Bir emniyet müdürü en az 25 yılda yetişiyor; profesör olmak için ise 15 yıl yeterli gibi görünüyor. Dünyanın kaç ülkesinde rektörlerin profesör olması gerekiyor.

 

Veya Anayasanın 132. maddesinde verilmiş olan muadil özel nitelikli üniversiteye bakalım. Harp okulu komutanı asker kişidir demiyor mu? Ayrıca maiyetinde iki kişi çalıştırmamış sicil vermemiş bir profesöre koskoca Polis Akademisi’ni teslim etmek ne derece mantıklı ve sicilin emniyet teşkilatında ne kadar önemli olduğunu bilmeyen bu insana 500 kadar emniyet müdürünün sicilini doldurtmak o emniyet müdürlerine büyük haksızlık sayılmaz mı?

 

Ve yine polis olan kişilerin üniversitede görev yapma süreleri 4 yıl ile sınırlandırılmış. Buna karşılık akademisyenlerin görev sureleri ne kadardır? Sıkı durun, emekli oluncaya kadar. Gerçekten bunun hak olduğunu düşünüyor musunuz?

 

Aslına bakılırsa bu hazırlanmış olan genetiği değiştirilmiş kanun teklifi geri alınmalı. Öncelikle akademiye ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş tecrübeli bir polis başkan atanmalı.  Sözün özü akademisyen öğretmeli, polis ise mesleki bilgi birikimi ve etik kurallara bağlı olarak yönetmeli ve eğitmelidir.

 

 

 

 





Arkadaşına Öner
Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın Adı Soyadı
Arkadaşınızın Email Adresi
Arkadaşınıza Mesajınız
Yandaki Doğrulama Kodunu Giriniz
 
ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
ANTALYA
>>