AZİZ YAMAKOĞLU

Bürokratı Korumalı

Giriş Saati :22.02.2012 12:04

...

Uzun yıllardır Türkiye ekonomisinin temelinde İhracata dayalı ekonomik büyüme hedeflenmemiş ve buna göre yapılandırılmaya çalışılmıştı.  Son yıllarda ortaya çıkan cari açık rakamları ekonomimizi tehdit etmeye başlayınca bu sistemde tadilata başlandı.



Bu ekonomik modelin ivme kazanmasına rahmetli Özal önayak olmuş, ihracat teşvikleri ile 1980 lerin başında, 70 cent'e muhtaç olan ülke ekonomisini ayağa kaldırmayı basarmış idi.



Türkiye'nin her yanında ihracatçılar türemişti, hatta bunların bir kısmı da hayali ihracatçı olmuştu. Yoğun bir hayali ihracat tartışması yaşanmıştı o günlerde ve akabinde.
Hayali ihracatçıların yanında, gercek ihracatçı bir neslin ve ekonominin başlangıcı o tarihlere dayanır. Fax makinesi daha yeni girmişti Türkiye’ye.  Büyük kuruluşlarda koca koca telex makineleri vardı, bununla haberleşir, siparişler alınır ve ödemeler yapılırdı.
....

Bir hatıramı anlatayım. 1986 yılı idi, yeni yeni ihracat şirketleri kuruluyor, teşvikler alınıyor, yeni ihracat baronları türüyordu. Bunlardan birisinin ofisinde bir aksam üstü sohbetinde patronun telefonu çaldı, cep telefonu yok daha, ofis telefonu.

 

 

Zeytin ihraç etmişler  Abi diyordu karşıdaki, malı teslim ettik. İhracatı tamamladık daha mal lazım diyordu. Patronda oğlum bu kadar yeter diye cevap veriyor telefondaki elemanına. Eleman ısrar ediyor, patron şimdilik yeter diyor. Nihayet patron doğu şivesi ile ' oğlum nereden bulayım iki tır daha keçi pisliğini , hakiki zeytin gönderirsem adamlar demez mı biz daha önce ne yedik diye!..
...

İhracat teşvik sistemin kurulması ve gelişmesi ile o dönemin keyfi ve gururu yanında, ceremesini de  biz DPT bünyesindeki bürokratlar çekti.


İhracat arttı, iktidar değişti, siyasiler çekti gitti, o dönemin cefakâr bürokratları hayali ihracattan dolayı mahkemelerde süründü, hatta ihracat daire başkanı olan bir arkadaşımız yıllarca süren mahkemelerden dolayı üzüntüsünden verem oldu ve rahmetli oldu. Arif ÖZMEN’e Allah rahmet eylesin. Pırıl pırıl, tertemiz bir ağabeyimiz idi.



Sucu ne idi? Siyasi iktidarın çıkarttığı yasal mevzuata uygun görevini yaparken, bir sonraki siyasi iktidarın önceki dönem faaliyetlerini sorgulaması sonucu kabağın bürokratın başına patlaması idi.
...


Bürokratlık zor zanaat, iyi bürokrat kolay da yetişmiyor, hele  üst düzeyde , seçilmişlerle yakın çalışırsın,  işini iyi de yaparsın, sonra iktidar ve konjonktür değişir, siyasi gider yeni bir siyasi gelir,yeni amir gelir , hırsla doludur,  başlar geçmişi karıştırmaya, iftiralar atılır, soruşturmalar açılır, siyasi bir türlü kendini kurtarır, o işi yapan bürokratın kaçacak yeri yoktur, onu koruyacak bir mekanizma da yoktur, sonunda mağdur olur, hasta olur , kendine , el aleme ve ailesine rezil olur ve maalesef yasalara uygun görevini yaptığı için ya ceza alır yada mahkum olur..


Bu tablo her iktidar değişikliğinde, her yeni ve farklı bir politika uygulandığında tekrarlanmıştır ve bir tedbir alınmazsa da böyle devam edecektir.

 

Siyasi iktidarların başarılarının altında, yeni yasaları, politikaları uygulayacak iyi yetişmiş, dürüst, çalışkan, güvenilir bürokratlara ihtiyaç vardır. Bu anlamda siyasilerin başarısı da, bürokrasiye ve bürokrata bağlıdır. Bir kader birliği ilişkisidir adeta.

 

Bir siyasi iktidar veya patron değişikliğinde en yalnız ve korumasız kişi maalesef bürokrattır.
İyi bir bürokratı hem görevde iken hem de görevden sonra korumak, buna uygun düzenlemeleri yapmak siyasilerin asli görevidir ve vebali de vardır.





Arkadaşına Öner
Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın Adı Soyadı
Arkadaşınızın Email Adresi
Arkadaşınıza Mesajınız
Yandaki Doğrulama Kodunu Giriniz
 
ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
ANTALYA
>>