SAADETTİN ÇAY

FIBA 2010

Giriş Saati :01.09.2010 15:06

...

 

Türkiye tarihindeki nadir uluslararası organizasyonlardan birine ev sahipliği yapıyor. Bu organizasyonun alınmasından, gelişimine, açılış töreninden maçlara kadar bir takım notlarımı aktarmak istedim.

 

Organizasyon Mehmet Ali Şahin’in Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı döneminde büyük bir fedakârlık ve özveri ile alındı. Her ne kadar dönemin bürokratları alım işini kendilerine yazmaya çalışsalar da Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ve ekibinin inanılmaz gayret ve dünya basketbol camiasındaki misyon’unun büyük katkısı olduğunu unutmamak gerekli.

 

Turgay Bey çok uzun zamandır TBF başkanı. Bu zaman sürecinde uluslararası saygınlığa ulaşmış bir isim. En büyük problemi; bütün işleri kendinde toplaması.

 

Çok aktif bir yönetim kurulu var, ancak ne hikmetse salondaki toptan, kapıdaki güvenlikçiye, falanca bakanın oğlunun VİP bilet talebinden, programın akışına kadar her şey O’na geliyor.

 

Bir yandan gençlerin basket oynaması için pek çok proje üretirken, diğer yandan uluslararası arenada ülkemizi temsil etmeye çalışıyor. Birde hayali var başkanın; Beykoz’da 80 dönüm arazi üzerinde bir basketbol kampusu yapmak. Bürokrasiyi geçebilirse kısa zamanda hayata geçirebilecek.

 

Bu kadar iş yoğunluğu başkanı 24 saate 30 saatlik iş yapma gibi bir duruma itiyor.

 

FİBA’nın dünya şampiyonası öncesindeki kontrol ziyaretlerinde ne kadar sıkıntılı zamanlar geçirdiğini de yakinen biliyorum. Malum bizim Türk usulü dediğimiz her şeyi son dakika da yapma alışkanlığımız FİBA yetkililerini de çok germişti.

 

Hatta zamanın spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, FİBA genel sekreterine espri ile, 2008 Avrupa futbol şampiyonasındaki son dakika gollerimizi örnek gösterip “Biz 90. dakikada maça damgamızı vururuz endişe etmeyin” demişti.

 

FİBA Genel Sekreteri'ne “endişe etmeyin” diyen bakan’ın Ankara, İstanbul, Antalya arasında nasıl mekik dokuduğunu, belediye başkanlarını harekete geçirebilmek için nasıl çalıştığını, Melih Gökçek'in onlarca kaprisine nasıl göğüs gerdiğini, Antalya'da yerel seçimlerden sonra yeni Başkan Mustafa Akaydın’ın garip siyasi tavırları nedeni ile inşaatı devam eden uluslararası kapalı salonunun inşaatını nasıl durduğunu o günleri yaşayan birisi olarak biliyorum.

 

Ankara'daki açılışın ardından, İstanbul’da çok daha muhteşem ve görkemli bir gösteri bekleniyordu.

 

Gecen cuma pek çok kişi İstanbul trafiğinin azizliği nedeni ile açılış törenine yetişemedi.

 

Açılıştaki muhteşem Cirque du Soleil gösterisi enfesti. Bütün izleyiciler nefeslerini tutup izlediler. Ama ardından koskoca bir mehter takımını figür babında sahaya dizip orkestra eşliğinde bir görüntü verip apar topar sahneden kovalamak hiç hoş olmadı.

 

Ya Müslüm Babaya ne demeli?

Tam olarak ne söylediğini ben bir Türk vatandaşı olarak anlayamıyorum. Dünya’nın bilmem ne kadar ülkesindeki vatandaşlar nasıl anlasın? Keşke tüm dünyanın sesi ve müziği ile kulak aşinalığı olduğu bir sanatçımız programda olsaydı.


Bundan asla Fazıl Say(gısız)’ı kastetmiyorum.

 

 

Ziplenmiş gibi son surat birbirine eklenen programda Sezen Aksu muhteşem düetleri ile geceye damgasını vurdu.

 

Ah birde Ramazanda dansöz oynatmasaydı!

 

Sezen'in, 'gül memeler' şarkısına eşlik eden dansöz Protokoldeki zevatın başlarını önlerine eğmesine neden oldu.

 

Protokol demişken;

 

Bizim bu uluslararası organizasyonlardaki saygı duruşu ve istiklal marşı okuma saplantımızın bir son bulması gerekli.


Allahtan istiklal marşı ile yetindik. Yoksa dünya ya birde saygı duruşu yaptıracaktık.

 

Dünyanın hiçbir uluslararası spor organizasyonunda böyle bir durum yok.

Bakın 2008 Pekin’e, 2009 Avrupa Futbol Şampiyonası'na, hiçbirinde bizdeki gibi protokol saçmalıkları yok.

 

Hele protokol konuşmaları…

Herkes konuşacak. Hem de aklına, diline ne gelirse

Dünyanın en görkemli açılışlarından birini yapıp açılış töreninde siyaseti alet etmek, bize mahsus olsa gerek.

 

12 dev adamın şampiyona öncesi oynadığı maçlardan morali biraz bozuk olsa da şampiyonaya iyi başlayarak lider gitmesi herkesin yorgunluğunu giderdi.

 

Muhteşem maçlar çıkartan 12 Dev Adam’ın yıllar sonra bitirilen Sinan Erdem Spor Salonu'nda final oynaması ve kupayı hak ettiği yerde; İstanbul 'a bırakması en büyük arzumuz.





Arkadaşına Öner
Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın Adı Soyadı
Arkadaşınızın Email Adresi
Arkadaşınıza Mesajınız
Yandaki Doğrulama Kodunu Giriniz
 
ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
ANTALYA
>>