Meğer
...
TFF'nin Ankara'da gerçekleştirdiği olağanüstü genel kurul oldukça renkli geçti. Bir gün önceki kulis çalışmaları, ardından genel kurulda yaşananlar ve en sonunda da yazılı ve görsel basın aracılığı ile yapılan değerlendirmeler, futbolla ilgili yerleşik bilgilerimizi sarstı.
Dünden aklımızda kalan bazı görüşler, tespitler ve değerlendirmeleri şöyle sıralayabiliriz.
Bazı kulüplerimiz UEFA'yı gereğinden çok büyütüyor ve önem arz ediyormuş. (Ali Koç) Futbol’da kavga, sadece taraftarlar arasında değil, başkanlar arasında da olurmuş. ( Orduspor Başkanı Nedim Türkmen ile Manisaspor Başkanı Kenan Yaralı)
Adaletin bekçileri, futbolda da varmış. (Ali Koç, Ünal Aysal ve Adnan Öztürk’ü görünce)
Herkes suçsuz, bir tek TFF suçlu imiş. (MAA)
Kurullara baskı yapmak, kimsenin haddine değilmiş. (MAA)
Endişelenecek bir durum yokmuş. Düşecek takım sayısı söylendiği gibi sekiz değil, bir- ikiyi geçmezmiş. (Ünal Aysal) Oturuma ara vermek, her zaman olumlu sonuç vermezmiş.
Fenerbahçe ve Galatasaray aynı görüşte olabilirlermiş. (58. madde değişmesin)
Zaten süper yetkilerle donatılmış olan TFF Yönetim Kurulu'nun, 58. maddeyi değiştirmek için genel kurulu toplamasına ihtiyacı yokmuş.
TFF'nin disiplin talimatlarında kanaatle küme düşürme zaten varmış. Daha önce başka takımlara uygulanan talimatlar, konu Fenerbahçe olunca farklı değerlendiriliyormuş.
Şayet puan silme uygulanırsa, UEFA bir defaya mahsus görmezden gelebilirmiş.
TFF'yi Kulüpler Birliği yönetmiyormuş.(Bütün çabalara rağmen amaçlarına ulaşamadılar)
Adaleti, paraya tercih edebilen futbol adamlarımız, hiçte az değilmiş.
Genel Kurul kararı bağlayıcı değilmiş.
Yargılama yetkisi, bütün Dünya'da kurullarda olmasına rağmen, biz de TFF Yönetimi bu yetkiyi kurullara yeni devretmiş. Anadolu kulüplerinin başkanları, üç büyük takımın peşine takılıp bir şey üretmezmiş.
Koca koca ailelerin çocukları olup, aynı zamanda holding sahibi olan bu başkanlar, bu durumun hatırlatılmasına çok kızarlarmış.(Altay Başkanı)
Aslında Mehmet Ali Aydınlar'a kalsa Fenerbahçe'yi hemen düşürürmüş. Fakat kendisini getiren siyasi irade bunu istemiyormuş. (Atilla Türker)
Büyük çoğunluğun kendi menfaatleri için çabaladığı yerde, plan, proje ve futbolun geleceğine kafa yoranlarda varmış. (Şenol Güneş)