VIP Sendromu
...
Yıllar önce bir gün arabamı parkedip, İstanbul VIP salonunun kapısından içeri giriyorum. Kapının sol tarafında sigara içilen ayaklı kül tablasının başında iki kişi sigara içiyor. Yaklaştıkça bunlardan birisinin VIP salonunun temizliğinde görevli bir bayan, diğer yanda ise yıllardır bu salonlara kıpkırmızı makam aracının önünde ve arkasında eskort araçları, korumalar ve partilileri ile gelen bir devlet adamımız VIP salonunun dışında yapayalnız sigara içiyor. Yanında ise sadece bir görevli bayan ona eşlik ediyor.
Koşarak içeri girdim, geldigimi söyledim, çantamı bırakıp doğruca dışarı
çıktım ve yanına yanaştım, kendimi tanıtıp konuşmaya başladım. O'nun bu
ortamdan bir rahatsızlığı yoktu, hazmetmişti ama ben kendi hesabıma, yıllarca
devletin tepesinde hizmet etmiş olan birisini bu ortamda yalnız bırakmamam
gerektiğini düşünmüştüm.
Bu fotoğraf benim devlete hizmet hayatımda çok önemli bir dönüm noktası teşkil etti ve makamlar gözümde küçüldü.
VIP uygulamaları, yolcuları yanlış kullanımları ile zaman zaman gündemi meşgul eder. Peki nedir bu VIP ve neden sık sık gündeme gelir, VIP sendromu var mıdır?
Çok Önemli Kişi Very Important Person (VIP) kavramı, devlet protokolünde yer alan ve bir mevzuatla belirlenen makamları işgal eden kişilerin hava yolu ile yapacakları yolculuklarda kullanabilecekleri havalimanlarindaki özel salonlar ve özel uygulamaları ifade ediyor.
Bu salonlarda Bakanlar, Milletvekilleri, üst düzey sivil ve askeri bürokratlar, devlet sanatçıları ve mevzuatta belirlenmiş diğer zevat özel salonlara son dakikada gelir. Yoğun güvenliğe tabi olmadan, valiz, bilet, check-in işlemleriyle kendileri yerine çok özel yetişmişpolisler, havayolu yer personeli ve DHMİ ekibi ilgilenir.
Diğer yolcuların uçağa binmelerinden sonra özel araçlarla uçağa alınır, genellikle de en ön koltuklarda seyahat edilir. Yolculuğun sonunda da aynı muamele devam eder.
Özel yetişmiş havayolu personeli, yurtdışı uçuşlarında bir de polis memuru eşliğindeVIP kişiler, uçağın kapısında özel araçlarla alınıp, bagaja ve pasaport kontrolüne takılmadan kapıda bekleyen makam araçlarına rahatlıkla ulaşırlar. Emniyet mensupları, havayolu yer personeli ve DHMİelemanlarının en seçkin, zarif, bilgili ve kibar elemanları, bu ağır devlet kokan salonları yumuşatırlar. Türkiye'nin tüm havalimanlarında verilen bu hizmeti hakkıyla yerine getirirler.
Görevleri rahat gibi görünse de aslında sorumlulukları çoktur ve daima göz önündedirler. Selam verdikleri her yolcu eski ya da yeni üst düzey devlet yöneticisidir. Önceleri daha çoktu ama son yıllarda Sayın Başbakanın özel ilgileri ve talimatları ile bir düzene oturan ve VIP olmayanların bu salonları kullanmak istemelerinde ilk zılgıtı yiyenler, şikayet edilenlerde bu personel olur.
Şimdilerde bu salonlara girişler olması gerektiği gibi çok sıkı denetime tabi tutulmakta, şayet yanında VIP statüsünde birisi yok ise aile bireyleri kullanamıyor. Dogrusu da bu.
Yıllardır izlediğim bu salonlarda hayat bilgisi adına çok alınacak dersler olduğunu gördüm. Ne başbakanlar, ne bakanlar, ne vekiller, ne askerler, ne bürokratlar geldi geçti bu salonlardan. Birçoğunun adları unutuldu, bir çoğunun da kemikleri çürüdü .
KIRMIZI PLAKA SENDROMU GİBİDİR
Bu salonlarda makamların ne kadar geçici ve aldatıcı olduğu, görevler bitince anlaşılır, kırmızı plaka sendromuna benzer VIP sendromuna tutuldun mu bu sendrom makamlar sona erince insanı çok rahatsız eder. Çünkü bu statü genellikle o görevi yaparken veya o görevlerden emekli olunca devam ediyor, görevden alınmalarda eski VIP statüsü yok oluyor.
Şayet basamakları adım adım, hazmede hazmede çıktıysan, insanlığını
unutmayıp makamların geçici olduğunu idrak edebildiysen ve bu makamlarda
gercekten güzel işler yapıp ardında hoş seda bırakabildiysen, nefsine söz
gecirebilme tekniklerine hakim isen, sözünü edeceğim sendrom kolay atlatılır.
Ama birden veya yandan torpille VIP olduysan sonrasında da VIP’likten düştüysen
biraz sıkıntı var; sendrom kapıda demektir.
Yeni veya yandan, torpille, şans eseri VIPolunduysa, o makamları VIP uygulamalarını kaldıracak alt yapıve nefis kontrolunuz yok ise, ilk seyahatinizden itibaren sendromuna tutulmanız işten bile değildir. VIP sendromu başınızı döndürmeye başlar.
ASSOLİST GİBİ KARŞILANIRSINIZ
Kırmızıveya resmi plakalı araçlarla VIP kapısına gelinir, korumalar veya soförleriniz tüm kapıları sizden önce açarlar, özel salonlara alınırsınız, saygı ve itibar görürsünüz, herkes sizinle tokalaşmak ister, çayınız kahveniz ayağınıza gelir, bavullarınız sizden önce uçağa alınır, son olarak da assolist gibi siz özel araçlarla uçağı teşrif edersiniz, en ön koltuklara oturursunuz.
“Buyurun efendim, emredersiniz efendim, başüstüne efendim.” Tüm övgüler ve iltifatlar makamadır. Bu saltanata eşiniz ve cocuklarınız da alıştıysa sendrom etkisi daha şiddetli olur. Bir gün gelir makamlar sona erer, işte ilk VIP salonuna uğradığınızda VIP sendromunun ne olduğu anlaşılmaya başlar. Dünya başınıza yıkılır, o salonlar hapishane koridorlarına dönüşür.
Nasıl mı?
VIP statünüz devam ediyor fakat görevden alındıysanız veya sona erdiyse VIP salonuna kendi aracınız veya taksiyle gelirsiniz. Kapıda sizi tanımayan bir polis memuru varsa “göreviniz nedir?” diye sorar. İşte o zaman ilk darbeyi alırsınız. Doğruca check-in bankosuna gider, biletinizi kendiniz alır ve işlemleri kendiniz yaptırırsınız. Salona geçip uçağı beklemeye başlarsınız, özel tanıdıklarınız hariç kimse sizinle selâmlaşmak veya tokalaşmak için harekete geçmez.
İşte o dakikalar saatler gibi gelir bu kişiye, derin düşüncelere dalar, salonun en kuytu köşesinde oturur ve bir an önce uçağa geçmek ister, eski makam sahibi.
Sizin yerinize atanan yeni VIP ile aynı salondaysanız vay halinize. Size daha önceleri yapılan iltifatların tümü ona yapılmaktadır, bir darbe daha vurur güçlü nefsinize.
‘Şarap bitti, aşk bitti’ gibi bir şey olur adeta...
VIP salonları hayat bilgisi dersleri için iyi bir gözlem yeridir, aynı zamanda. Hayatın ve makamların gelip geçici olduğu, üst düzey görevlerin insanın kendisi, devleti ve kutsalları için güzel ve hayırlı işler yapma yeri olduğunu bilir ve ona göre bu görev süresini geçirirsen, makamlar bitse de insanlığınız devam eder ve bu sendroma tutulmazsınız.

Haliç köprüsü bağlantı noktalarında oluşan çatlaklar nedeni ile trafiğe kapatıldı.
Bugün 3 aylar başladı.
İmam Hatip mezunları tiyatroya alınmıyor.
